Ashley Nite-Say Anything çalıyor arka fonda.
Gecenin eşsiz karanlığı yerini sabahın muhteşem maviliğine bırakırken, parmaklarım belki de aylar sonra yeniden tuşlara dokunmanın mükemmel hazzını tadıyor. Hem içindeki onca şeyi dökmek istercesine sabırsız, hem de ne yazacağına karar verememiş gibi ürkek...
Sabahın erken saatleri, gökyüzünün en sevdiğim rengi, aklımda Orhan Veli'nin en güzel şiiri:
İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
Bu saatte neyin beni bu kadar derin düşüncelere attığının farkında değilim. Ama bir şeyler var. Sabahın bu saatinde beni bu denli düşünmeye iten bir duygu var. Durumu özetleyen en güzel söz: Tesadüflere ihtiyaç var, plansız ve zamansız gelen güzelliklere...
Bazen oluş nedenini açıklayamadığımız şeylere ''tesadüf'' der geçeriz. Bazen gerçekten açıklanamayacak bir biçimde tesadüftür, bazen de biz öyle olduğunu düşünmek isteriz. Açıklayamadığım bu şey tesadüf mü değil mi bilmiyorum. Ama hayatımın ortasına plansız ve zamansız geldiğini dile getirebilirim.
Şair bir de küçük sürprizlere ihtiyaç olduğunu ekliyor ve şöyle devam ediyor sözlerine: İşte o zaman sevilmez mi hayat? Sevilir. Hem de çok.
Bazen bazı konularda hayatımızı yönetme yetkisine sahip değiliz, -bazı değil- belki de bir çok konuda. Daha önce çok şikayet ettiğim oldu bu durumdan ama artık aldırış etmiyorum. Çünkü biliyorum biz hangi konuda ne planlar yaparsak yapalım, hayat bizi her zaman kendi çizdiği yola sokacak. Ve bu yolda olmasını istediğimiz şeylerin de, yaptığımız planların da bir önemi yok. İnsanlar buna bir isim bulmuş durumda: k a d e r.
Mesela düşün... Alışveriş yaptığın marketten hızla çıkarken çarptığın ve yüzünü saniyelik hatırladığın o çocuk belki de birkaç yıl sonra hayatının bir parçası haline gelecek. Olay yerine 5 dakika geç gitmenle kıl payı kurtulduğun o kazadan sonra aylarca şükredeceksin belki de. Ya da yıllarca aynı mahallede oturduğun fakat bir kez dahi yüzünü görmediğin o kız senin en yakın arkadaşın olacak. Al işte, illa bir şeylere tesadüf diyeceksen bunlara de. Hayat, hayat böyle işte. Bugün üstünde çok fazla durmadığın o ayrıntıya, yıllar sonra hayatımın en güzel tesadüfü diyebilirsin. Ben inanıyorum. İnanıyorum tesadüflere, plansız ve zamansız gelen güzelliklere...
Bazen düşünmemek gerek; tesadüf mü değil mi, kader mi yoksa diye düşünmemek gerek. Zamanı gelince oluyor birtakım şeyler, zamanını doldurunca çıkıyor bazı insanlar hayatından ve zamanı geldiğinde çıkıyor karşına o öteki insan... Yaşamak gerek, sadece ama sadece yaşamak gerek. Adı üstünde plansız ve zamansız bir tesadüf bu. Sonradan pişman olacağın, belki de neden daha önce gelmedi diye sitem edeceğin bir tesadüf. Kim bilebilir, bilebilir misin ki yaşamadan? Öğrenebilir misin? Bıraksana daha fazla düşünmeyi. Bırak. Bırak gitsin.
Ne kadar zamansız olursa olsun, her tesadüften çıkaracağı bir ders var insanın. En olmadık zamanda geldi belki, kabul. En bittiğin anda, en yorulmuş anında, en ümitsiz tarafına geldi. Ama bir şansı hak etmez mi? Hiç mi yok sana göstereceği güzellikler? Nereden biliyorsun seni hayata tekrar bağlamak için karşına çıkmadığını? Nereden biliyorsun o andan itibaren hayatının bambaşka bir hal almayacağını? Bilmiyorsun işte. Bilsen böyle yapmazsın. Seversin onu, tesadüf dediğin şey her ne ise -bir olay,bir eşya veyahut bir kişi hiç fark etmez- inanırsın ona. Ve şükredersin, şükredersin senin tesadüfün olduğu için.
Tesadüf değil bence. Tesadüf olmasını istemiyorum. Kadere bağlayacağım bu olan bitenleri. Ve bu tesadüf farkında olmadığımız halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir. Gönlüm bu tesadüfü rafları tozlu bir kitapçıda parmaklarım kitap kapakları üzerinde gezerken yapmış olmayı dilemiş olsa da, her tesadüf kabulüm. Tesadüfler güzel, plansız ve zamansız gelen güzellikler...
Yazdıklarımdan çok daha fazlası var, çok daha güzel tesadüfler, yaşanacak çok daha güzellikler...
Konuşulacak çok fazla konu var,
Yapılacak çok fazla şey var,
Gidilecek çok fazla yer,
Yaşanacak çok fazla şey...
Farkındayım sevgili okur, ne diyor yahu bu diyorsun, kafan karmakarışık oldu senin de. Olsun. Boş ver. Ben yazarak çözüyorum bazı şeyleri. Hatta sesli düşünme krallığım burası benim. Kafanızı karıştırdığım için özür diliyorum fakat bu yazıyı okumaya başlamış olmakla yazmış olduğum tüm aforizmaları ve ardından gelecek olan kafa karışıklığını kabul etmiş oluyorsunuz. Ben yazdıkça yazıyorum, siz okudukça düşünün.
Arayıp buldukların değil de, tesadüfen rastladıklarındır seni mutlu eden. Tesadüflerinizin hep güzel olması dileğiyle...
Arayıp buldukların değil de, tesadüfen rastladıklarındır seni mutlu eden. Tesadüflerinizin hep güzel olması dileğiyle...