8 Ağustos 2015 Cumartesi

Dostum, iyi ki var.

   Hayat hepimizin istediği şekilde ilerlemiyor bazen. Bazı kararlara engel olamıyoruz. Hele ki canınızdan çok sevdiğiniz kız kardeşinizin doğum gününü elinizde bir pastayla kutlamak yerine, ona blogunuzda bir doğum günü mesajı yazmak için uğraşıyorsanız...Evet, hayat bazen çok acımasız.

   Bu bizim ilk ayrılığımız ve bu bizim ayrı geçirdiğimiz ilk doğum günü. Bu açıdan geçen seneki doğum günlerini düşününce insan hüzünlenmiyor değil. Neyse, geçiyoruz bunu. Blogumda o kadar yazı varken, benim için hayattaki en değerli kişi, dostum dediğim kişi için de bir yazı olmalıydı elbet. Yazıyorum ve olacak.

    Her koşulda birbirinin yanında olmayı, dostunun hatalarını örtmeyi, onu öz kardeşi kadar sevmeyi ve korumayı, bir o kadar da tanımayı, canı acıdığında kendi canıymış gibi üzülmeyi herkes beceremiyor. Bu maddeleri daha çok uzatabilirdim ama yazmama gerek yok. Çünkü biz bunların hepsini ve daha fazlasını yaşıyor olan iki dostuz. Eğer gerçek bir dosta sahipseniz, dünyanın geri kalanına ihtiyacınız yoktur. O kişiyi bulduysanız, kaybetmeyin ve gitmesine izin vermeyin.

    Dostlar, Tanrı'nın bize vermeyi unuttuğu kız kardeşlerimizdir. Ece de, benim kız kardeşim. Yaşadığım her zorlukta, üzüldüğüm her anda, umutsuzluğa düştüğüm her zaman yanımda olduğunda; iyi ki var, iyi ki tanışmışız ve iyi ki girmiş hayatıma dediğim tek dostum. Can dostum. Ve her zaman da öyle kalacak.

   Mesafeler iki insanı ayırmaya yetmez falan derler. Ama uzun bir süre sonra insanlar istemese de araya iletişim kopukluğu girebilir. Canınız kadar çok sevdiğiniz bir dostunuz varsa, olur da bir gün onunla benimki gibi ayrılmak zorunda kalırsanız, sakın şüpheye düşmeyin diyorum. Çünkü dostluğunuz gerçekten büyükse ve inanıyorsanız birbirinize, hayatınızda değişen hiçbir şey olmayacaktır. Test edildi, onaylandı. Biz yine aynı yerdeymiş gibi saçmalıyor, her özlediğimizde kamerada saatlerce birlikte gülüyor ve her gün birbirimizle konuşmadan uykuya dalmıyoruz. Abartıyorsun falan dediğinizi duyar gibiyim? Hayır kesinlikle abartmıyorum. Gerçek dost olmak, böyle bir şey.

   Kaç yıl geçerse geçsin ben onu her arkadaşından kıskanacağım, daima her şeyimi ona anlatacağım, onu her zaman ben dinleyeceğim ve ne kadar vakit geçirirsek geçirelim her zaman özleyeceğim. Hayatıma kim girerse girsin yeryüzünde beni anlayan tek kişi her zaman o olacak.

   ''İnsan tahammül edemeyeceği zannettiği şeylere çok çabuk alışıyor ve katlanıyor.'' demiş Sabahattin Ali. Oysa biz hala ayrı olmaya tahammül edemiyor ve birbirimize kavuşunca çocuklar gibi seviniyoruz. Sadece biraz sabredeceğiz, sonra yine birlikte olacağız. Bu doğum gününü ve önümüzdeki iki yıl doğum günlerimizi birbirimizden uzakta geçirmek zorunda kalacağız ama 2 yılın sonunda bir gün o günü yine birlikte kutlayacağız. Aynı gökyüzüne baktığımız sürece, dost kalacağız. Sonsuza dek...

   Bir kez daha, hayatıma girdiğin için teşekkür ederim dostum. Ve yine bir kez daha, iyi ki varsın, iyi ki doğdun, iyi ki benim dostumsun. Mutlu yıllar canım benim, dostluğumuzla birlikte nice yıllara...Seni çok seviyor bu yazar kız ve peşini bırakmaya da hiç niyeti yok :)

2 yorum:

  1. Dün ben o kadar "bugün benim doğum günüm, çok heyecanlıyım, yaşasın" diye ortalıklarda dolandığım halde sen çok sıradan bir şeymiş gibi benimle konuştun, güldün, bazen bıktın ama ben yine de son dakika da bir şeyler yapacağını bildiğimden hiçbir şekilde aldırmadım ve haklı çıktımda. Sadece burada paylaşacağını bilmiyordum ve burada bu güzel sayfada bana da yer vermen beni gerçekten çok mutlu etti bunun için ayrıca teşekkür ederim sana can dostum benim.

    Evet bu yıl yanımda yoktun, bunun boşluğu asla tarif edilemez. Ama yine de bir şekilde doldurmayı başardın bu boşluğu. Bedenen yanımda olmasanda tüm kalbinle yanımda olduğunu hissettirdin bana.

    Kiminle arkadaş olursam olayım, kiminle konuşursam konuşayım, kime derdimi anlatırsam anlatayım hiç kimse bir sen etmeyecek. Her zaman yerin bende ayrı kalacak ve o yeri kimse dolduramayacak. Seninle konuşmayı, saçmalamayı, gülmeyi, ağlamayı, üzülmeyi, seninle yaptığımız her şeyi çok seviyorum. Seni bir tek ben, beni bir tek sen anlayabilirsin, anlıyorsun tam anlamıyla. Ve seninle her konuştuktan sonra içimden "İyi ki bu kız yanımda, iyi ki hayatıma girdi" dediğim tek insansın, hep de öyle kalacaksın. Dostluğumuz, kardeşliğimiz kelimelere sığmaz, hiçbir şekilde ifade edilemez.

    Şu an ayrıyız, beraber gülüp eğleniyor olamayabiliriz ama senin de dediğin gibi 2 yıl sonra bu ayrılık son bulacak ve doğum günlerimizi yine beraber kutlamaya devam edeceğiz. Buna rağmen bir gün, bir saat, bir dakika bile konuşmadığım zaman eksikliğini hissettiğim tek kişisin. Abartıyorsun diyenler olabilir ama sadece bizim gibi bir dostluğa sahip olanların bizi en iyi şekilde anlayacağını biliyorum.

    Bu güzel yazı için, burada bana da yer verdiğin için sana çok teşekkür ederim. İyi ki hayatıma girdin, iyi ki varsın, iyi ki benim dostumsun. Beraber nice yıllara... Bende seni çok seviyorum ve bu çatlak kızın da peşini bırakmaya hiç niyeti yok. :)

    Not: Senin gibi iyi bir yazar değilim o yüzden bu yazdıklarımla idare edeceksin artık, bir de kendimi tanıtmama gerek olmadığını düşünüyorum, yanılmıyorum değil mi? :)))

    YanıtlaSil